Murat İlkter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Murat İlkter
08.23.2020, 21:30
Üyelik tarihi 03.13.2018
1 konu

GAZI BULDUK BOKUNU DA SEN ÇIKAR

İlk yazmaya başladığım zamanlarda Türkiye'nin modern bir sismik araştırma gemisine ihtiyacı olduğunu...

Hakiki manada bunun kıçı kırık "Sismik 1(Hora) ve Ege Üniversitesi'ne bağlı, Urla'da konuşlu Piri Reis" ile mümkün olmadığını yazmıştım.
Sondaj gemimizin olması zaten tahayyül dahi edilemiyordu.

Ne zaman Yunanistan ile Ege'de petrol arama ile ilgili bir kriz çıksa dümenden "bizim de sismik araştırma gemimiz var, üstünüze salar, size orayı yedirmeyiz" gösterileri yapılıyordu.

80'li yıllardan 2020'li yıllara, aradan tam kırk sene geçti. Nihayet bir enerji bakanı çıktı, Türkiye'de enerji konusunda neler yapılması gerektiğine dair hakiki adımlar atıldı.
Neler yaşandığını ne çileler çekildiğini anlamanız açısından bir anımı anlatayım.

Yıl 85, Piri Reis'in peşinde bir hafta gezmişiz. Piri Reis nöbetini Sivrihisar gemisine devredip, İzmir Emirçakabey, Gümrük İskelesi'ne döndük, bağladık. Günlerden Cuma. Herkes yorgun, evinden uzak, çoluk çocuğuna hasret içinde...

Hafta sonu olduğu için mecburen bekarlar gemide nöbetçi kaldı. Ben de onlardan biriyim. Cumartesi olmuş, nöbetçi astsb'ıyıyım. Limandaki tek gemi de biziz.
A, bir emir geldi, "iki saat içinde kalkılacak!"...

N'oldu?
Bir Yunan mayın dökücü gemi Piri Reis'i taciz ediyor...

Taciz de şu: Piri Reis'in pruvasında konuşlanmış, gitmek istediği rotaya ilerletmiyor. Önünde bir sancak bir iskele adeta dans ediyor.

İki saatte gemiye kim geldiyse eksik personelle apartopar kalktık.

Askerler günlük izine çıkmış onların bile yarısı yok. Demek durum o kadar acil.

Piri Reis'in mevkisini bir koyduk ki, "aman Allah'ım, resmen Çeşme Boğaz'ının çıkışı, Sakız Adası güneyi...

Bizim süratle bir günlük mesafe...
Ertesi günü vardık. Bir çok kişi tek kişilik vardiya tutuyor. Gemide iki serdümen var, biri İzmir'de kalmış.

Nihayet vardık. Dürbünle bir baktık, Sivrihisar, "Piri Reis'i üç mil uzaktan koruyacak, altı mil'e girilmeyecek" emrine yönelik olayı sadece izlemekle meşgul.

Nihayet vardık.
Dürbünle bir baktık, Sivrihisar, "Piri Reis'i üç mil uzaktan koruyacak, altı mil taciz edilmeyecek" emrine yönelik olayı sadece izlemekle meşgul.

Hiç unutmam, komutan Doğan Bafra, Seyir Astsb Osman Arıkan ağbime döndü...

"Osman, dümeni sen alırmısın; şunlara gününü gösterelim".

Osman abi dümene geçti. Yarım yol, tam yol, üstlerine bodoslama gidiyoruz. Mesafe 500 yarda, 300 yarda, 200 derken...

Komutan "iskele alabanda!" emrini verdi. Spini atmamızla, iki gemi arasına daldık..

Gözlerimi kapadım...
Piri Reis tornistanı bastı. Yunan mayın dökücü sürat arttırmasa kıçını alıp götüreceğiz.

Mayın dökücünün kıç puntellerini domino taşları gibi kestik attık.

Baktık Yunan mayın dökücü sokulmuyor.

Bastık İzmir'e döndük.
Abiler verilen mücadeleleri, çekilen sıkıntıları bilmedikleri için...

Bugün Doğu Akdeniz'de, aynı anda Karadeniz'de...

Kendi gemisi, kendi mühendisi, kendi seyir personeli ile petrol ve doğalgaz aramanın ne olduğunu, beş fırkateyn ve korvetlerle baklava nizamı, ortada Oruç Reis, tarla sürmenin ne demek olduğunu anlamalarını beklemiyorum.

Bu yüzden bok atmalarını da tiynetlerine veriyorum.

Bu karaktersizleri Karadeniz'in 130 mil açığına götüreceksin..

Sütliman deniz olsa farketmez. Şöyle alttan alta çalkalatacaksın.

Güvertede bir uçtan bir uca dolaştırıp, altmış yetmiş derece sıcaklıktaki makine dairesinde yarım saat oturtacaksın..

O zaman üçyüz milyar metreküpün ne manaya geldiğini anlayacaklar...

Orada görev yapanlar, bu işleri bu seviyeye getirenler...

Senin evladının istikbali için çırpınıyor ahlaksız!